Selin ise perişan, yıkılmış, yerle bir olmuş. Ali, pişman, çaresiz, derbeder. İki enkazdan bir bütün olur mu, birbirlerine açtıkları yaraları yine onlar iyileştirir mi? İyileştirir. Aşk bu; güneşe uçan pervane gibi, bilir yanacak kanatları yine de uçmaktan vazgeçmez. Selin bir pervane, uçtukça uçuyor Ali’nin göğüne. Ali sarıp sarmalamak istiyor ama daha vakti var, daha yolu var.
“Sen artık yoksun.” diyor Selin, "herkes unutur ama ben içimdeki acıyı unutmam."
“Çünkü sana aşığım, kurtaramıyorum kendimi,” diyor Ali, Selin’in ardından. Ali düştüğü kuyunun derinliğiyle boğuşuyor, çıkmaya her yeltendiğinde biraz daha düşüyor, dediği gibi kurtaramıyor kendini.