Okuması izlemesinden daha heyecanlı!
logo logo logo logo logo
Bu sitede yer alan yazılardan yazarların kendisi sorumludur.
Referans vermeden kullanmayınız.
ÖZETLİYORUM
Bisiklet Hırsızları
Sezon: 4 Bölüm: 3

At arabami getirin / HBO.

Hannah yeni bir şehirde, yeni bir hayat kurmanın en sancılı evresinde. Hani ölümü kabullenmenin evreleri vardır ya, uzun zamandır hayalini kurduğunuz bir şeye ulaştığınız anda, onun bedellerini sindirmenin de evreleri var.

Önce kendini kandırma evresi; tüm olumsuzlukları elinin tersiyle itme, küçük güzellikleri abartma, eskiyle şimdiyi kıyaslama, geçmişteki kötü zamanları hatırlayarak rahatlama ve burasının en güzel; uğruna yeni bir hayata başlamayı göze aldığınız şeye tutkuyla bağlı olduğunuzu kendinize ve çevrenize kanıtlamaya çalışma. Sonra yalnızlık; terk ettiğiniz yerdeki sevdiklerinizi koyu bir nostalji duygusuyla özleme, oraya göbeği bağlı yaşama, bir önceki evrede yaşadığınız geçmişin kötü anlarını değil bu sefer güzel günlere hastalıklı derecede bir bağlılık.

Sonrası biraz bulanık sularda gezinme. Yani, yeni şehirde yeni edindiğiniz yasemin çayı içme alışkanlığınızla ve o çok sevdiğiniz kafeye gitme ritüelinizle eski fotoğraflara bakıp hüzünlenme gibi sanki. Ne hayatınızda ilk defa içtiğiniz yasemin çayının hazzını reddedebiliyorsunuz, ne de sevdiklerinizden bu kadar uzak olmaya gönül dayanıyor. Kısacası berbat bir durum. Hannah’nın abur cubur niyetine yediği üzümler ve çok heveskar sürdüğü bisikleti tam da kendisinin yasemin çayı.

Ve son evre; belki de kendinize en dürüst olduğunuz nokta. Ben buraya neden geldim? Bu işi yapmayı gerçekten istiyor muyum? Ne uğruna geldim? Değdi mi? İnsanın kendini adadığı işteki yeteneği hakkında kuşkuya düşmesi feci bir şeydir. Whiplash’ler, Siyah Kuğu’lar Iowa’nın pastoral atmosferine hiç uygun değil ama Hannah’nın yazarlığı hakkında yaşadığı gelgitler de az değil.

Öncelikle Adam’ı deli gibi özlüyor. Bunda hiç kuşku yok. Üstelik önceki bölümde Jessa’nın biraz sert şekilde yüzüne vurduğu gibi Adam’dan ayrılmaya cesareti bile yok. Henüz bu özleme dayanamayıp ikisinin de bir diğerini aramak için ellerinin telefona gittiğini görmedik. Bir de Jessa’nın dizideki en büyük işlevi her şey yolunda giderken arkadaşlarının yüzüne soğuk su çarpmak. Hannah Iowa’da nasıl güzel bir düzen oturttuğunu, dersi dışındaki zamanda her şeyi yapabileceğini ballandıra ballandıra anlatırken, Jessa orada olma sebebini olağanüstü ciddiyetsiz haliyle sordu. “Yazı işleri ne alemde?” Cidden, yazı işleri ne alemde Hannah? “Yazma öncesi süreç” de ne Hannah? Hoşgeldin üçüncü evre.

D. August yanda bayılmış /HBO.

Hem dizinin hem de Hannah’nın Iowa’daki serüveninin kırılma noktası ise Elijah’la gittiği bir ev partisiydi. Sınıf arkadaşlarının varlığından rahatsız olan Hannah’ya en güzel tavsiyeyi yine o gece kafayı herkesi fotoğrafını çekmekle bozmuş Elijah verdi: “Sen kendin olmaktan rahatsızsın.” Elijah, dans etmeyi artık istemediğini kendine itiraf ettikten sonra ne kadar rahatladığını da söyleyince, Hannah’nın üçüncü evreye çok hızlı geçeceğini düşündüm ama olmadı. Hannah savaşmayı ve ona kendini kötü, yeteneksiz, yazdıklarının ise değersiz ve yüzeysel olduğunu hissettiren sınıf arkadaşlarıyla yüzleşmeyi seçti.

Blog postlarının kitaba, sonra da televizyon şovuna dönüştürüldüğü düzeni küçümseyen Chandra, ardından aynı bunun gibi kitaptan sonra filmi yapılan The Fault in Our Stars’la alay eden D. August’un yorumundan sonra Hannah sınıf arkadaşlarının popüler ürünler hakkında nasıl bu kadar yargılayıcı olduklarına şaşırdı ve şov başladı. Önce her birine, ders için yazdıkları hikayelerde tekrarlanan konular ve gülünçlükler hakkında dosdoğru yorumlarda bulundu. Sınıfın “yetenekli çocuğu” D. August hiçbir kadın yazarın adını zikretmediği konuşmasında Hannah’yı histerik olmakla suçlayıp kenara çekildi. Ardından Girls’ün en feminist anlarından birine tanık olduk; Hannah  kadınlara histerik demenin tarihini, kadınlara freak damgası vurmanın erkeklerin nasıl işine geldiğini bir güzel anlattı sonra da kanepeden ters bir şekilde kendini attı! İşte özlediğimiz Hannah! Dibe vurmadan bu kadar keskin olmak zor.

Parti çıkışında kabuk değiştirmişcesine yenilenen Hannah, üç kilitle evin önüne bağladığı bisikletinin yine çalındığını görünce, bundan önce olduğu gibi ağlayıp sızlanmak yerine bir peri masalındaymışcasına evine at arabasıyla gitti. Hayatta yaptığın iyi ya da kötü seçimlerin ve kendini öyle ya da böyle kabul etmek bunu gerektirir çünkü.

YORUMLAR




BUNLAR DA VAR